AGİT seçim gözlem heyeti Türkiye’de: Hazırlık sürecinin ne kadar zorlu olduğunun farkındayız

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konseyi (AGİT) Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu’nun 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılacak seçimler için görevlendirdiği Seçim Gözlem Heyeti’nin başkanı Büyükelçi Jan Petersen, Türkiye’de 10 ilde deprem sebebiyle seçimlerin farklı koşullar altında yapılacağını bildiklerini vurgulayarak, çalışmalarını buna göre sürdürdüklerini ifade etti.

ANKA’nın aktardığına göre Petersen; çarşamba günü Ankara’da düzenlenen basın toplantısında, “Şubat ayında yaşanan depremde yaşanan can kayıpları ve altyapı kaybından dolayı duyduğumuz büyük acıyı paylaşmak istiyoruz. Bu koşullar altında, Türkiye’nin bu seçimlere ne kadar zorlu bir şekilde hazırlandığının bilincinde olduğumuzu ifade etmek istiyoruz” dedi. Ankara’ya dün geldiklerini, Dışişleri Bakanlığı ve Yüksek Seçim Kurulu’nu (YSK) ziyaret ettiklerini belirten Petersen, “Seçimin sonucuyla ilgili herhangi bir endişe duymadan burada bulunuyoruz. Biz sadece seçim süreciyle ilgileniyoruz. Burada ne bir denetim yapmak için ne müdahale etmek için ne de herhangi bir şekilde destek ya da yardım etmek için bulunuyoruz” dedi.

Büyükelçi Jan Petersen’in başkanlık ettiği heyet 14 uzmanı kapsayan bir ana gruptan oluşuyor. Uluslararası uzmanlar ve 28 uzun dönem gözlemci, 7 Nisan 2023 tarihinden itibaren görevlerine başlayacaklar. Ayrıca AGİT, seçimden birkaç gün önce 350 kişiden oluşan kısa süreli gözlemci talebinde bulunacak.

Hilton Otel’de düzenlenen toplantıya, Seçim Gözlem Heyeti Başkanı Büyükelçi Jan Petersen, Seçim Departmanı Başkanı Meaghan Fitzgerald ve Heyet Başkan Yardımcısı Marcel Nangy katıldı. Yetkililer tarafından seçimleri gözlemlemek için davet edildiklerini belirten Petersen, şöyle devam etti:

“Büromuz, bu önemli ve aynı zamanda zorlayıcı olduğunu bildiğimiz seçimlerde görevlerini yerine getirip gözlemini yapmak için tam olarak kendisini adamış bir şekilde bulunmaktadır. Bu vesileyle, şubat ayında yaşanan depremde yaşanan can kayıpları ve altyapı kaybından dolayı duyduğumuz büyük acıyı da sizlerle paylaşmak istiyoruz. Bu koşullar altında, Türkiye’nin bu seçimlere ne kadar zorlu bir şekilde hazırlandığının bilincinde olduğumuzu ifade etmek istiyoruz.

Büromuz, 2002 senesinden bu yana Türkiye’de 7 tane seçimle ilişkili faaliyet yürütmüş olmakla birlikte, en son 2018’de düzenlenen erken Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimlerinde sizlerle birlikte olduk. Dün itibariyle Ankara’da görevimize başlamış bulunmaktayız. Öncelikle Dışişleri Bakanlığı ile görüştük, aynı zamanda da YSK ile de görüştük. Onları misyonumuzun kimlerden oluştuğu ve yapacağımız faaliyetlerle ilgili bilgilendirdik.

Misyonumuzda çekirdek ekibimiz 14 uluslararası uzmandan oluşuyor. 13 farklı AGİT katılımcı ülkesinden gelmekteler. Seçim, siyaset, hukuk ve medya analistlerimiz bulunmakta. Bununla birlikte teknik ve lojistik uzmanlarımız da bizlerle birlikte. Çekirdek ekibimiz seçim süreci boyunca Ankara’da, bizlerle birlikte olacaklar.

5 Nisan itibariyle 28 uzun dönem gözlemcimiz bizimle birlikte olacak. Geldiklerinde, çekirdek ekibimiz tarafından bilgilendirildikten sonra Türkiye’nin 14 bölgesine sahada faaliyetleri gözlemlemek için yönlendirilecekler. 350 kısa dönem uzmanımız, oy verme gününde bizimle birlikte olacaklar. Sistematik bir biçimde oy verme, sayım, döküm ve birleştirme çalışmalarını gözlemleyecekler.

Seçim gözlemlerimizde, Büromuzun hazırladığı gözlem metodolojisini kullanıyoruz. Bu metodoloji, 20 yılı aşkın tecrübenin neticesinde 430’dan fazla seçim gözlemleyerek ya da 57 farklı üye devletle yaptığımız çalışmalar neticesinde şekillendirilmiş bir metodolojidir. Her zaman tarafsızlığımızı muhafaza ediyoruz. Bu gözlemlerimizi yaparken seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrasına bakıyoruz. İdeal olarak yapılan hazırlıklar da gözlemlere dahil oluyor. Seçmen kütüklerinin hazırlanması ve oy veren listelerinin hazırlığı ile ilgili çalışmalara bakıyoruz. Propaganda, seçim kampanyası faaliyetlerine bakıyoruz, bunların finansmanına bakıyoruz. Medyadaki çalışmaları gözlemliyoruz. Hukuk boyutunu ve daha sonra çıkacak şikayet ve itirazlar ile ilgili süreçlerde neler yapıldığını değerlendiriyoruz.

Burada geçirdiğimiz süreçte, hem seçim idareleri ile toplantılar düzenliyoruz, seçim sürecine dahil olan kilit kurumlarla toplantılar düzenliyoruz. Siyasi partilerle görüşüyoruz, keza, sivil toplum kuruluşlarıyla görüşüyoruz. Medya temsilcileriyle görüşüyoruz.

“Daha önceki tavsiyeler…”

Misyonumuz kapsamında medya izleme misyonumuz bulunuyor. Siyasi kampanyaların medyada ne kadar yer aldığını nicel ve nitel olarak değerlendiriyoruz. Yakın zamanda gözlem yapmış olduğumuz bir ülkeye geri dönüyor olsak da her zaman tarafsızlığımızı ve tutarlılığımızı muhafaza ediyoruz.

Değerlendirme sürecinde kullandığımız ve çok açık olan kriterimiz var. Öncelikle AGİT’in kendi belirlemiş olduğu standartlar. Bununla birlikte, demokratik seçimlerle ilgili olan diğer uluslararası standartlar ve Türkiye’deki mevcut mevzuattır. Türkiye için daha önce yazdığımız raporlardaki tavsiyelere de bakıyoruz. Bu tavsiyelerin ne kadarının uygulanıp uygulanmadığını da değerlendiriyoruz. Ancak ne bu ülkedeki bir önceki seçim ile mevcut seçimi kıyaslıyoruz ne de bir başka ülkedeki seçimi bu seçimle kıyaslıyoruz.

Seçimin sonucuyla ilgili herhangi bir endişe duymadan burada bulunuyoruz. Biz sadece seçim süreciyle ilgileniyoruz. Burada ne bir denetim yapmak için ne müdahale etmek için ne de herhangi bir şekilde destek ya da yardım etmek için bulunuyoruz. Sadece ve sadece gözlem yapmak için buradayız.

Seçim gününden 3 hafta önce yayınlayacağımız bir ara rapor olacak. O raporda, o ana kadarki bulgulara dayanarak gerçekler neyse onlar yansıtılacak.  Oy verme gününden sonraki gün bir basın toplantısı düzenleyeceğiz. Bu toplantı esnasında, ön bulgular ve sonuçlar diye adlandırdığımız raporumuzu sizlerle paylaşıyor olacağız. Nihai raporumuz ise seçim sürecinin tamamlanmasından 2-3 ay sonra yayınlayacak. İçinde, ilgili yetkililere tavsiyeler içeren kısımlar bulunacak.”

“Medyayı da gözlemleyeceğiz”

Petersen, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir basın mensubunun deprem bölgesine yönelik ayrıntılı çalışmaların yapılıp yapılmayacağına ilişkin sorusunu, “14 ekibimiz Türkiye’nin tamamını kapsayacak şekilde konuşlandırılacaklar. Evet, durumdan endişelendiğimiz için orası da dahil olmak üzere tüm Türkiye’yi kapsayacak ekiplerimizle gözlemlerimizi yapıyor olacağız” ifadeleriyle yanıtladı.

Petersen seçim sürecinde ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü konusunda Seçim Gözlem Heyeti’nin endişelerinin olup olmadığına dair soruya ise şu yanıtı verdi:

“Medya bileşenimiz var. Medya bileşenimiz kapsamında medyada hangi partilerin, hangi kampanyasına, ne kadar ve nasıl yer veriliyor, bunu gözlemliyor olacağız. Ki bu, medya izlemesi faaliyetlerimiz, bizim konuya baktığımız yöntemlerden sadece bir tanesi. Metodolojimiz tarafsız olmamızı ve hiçbir şekilde müdahale etmememiz gerektirdiği için ve bugün daha buraya yeni geldiğimizi düşünerek bu konuda ilave bir yorumda bulunamıyoruz. Bununla ilgili görüşlerimizi seçimin ertesi günü bir araya gelip ön bulgularımızı paylaşırken sizinle paylaşabiliriz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir